Blastokist Transferi Nedir

Tüp bebek tedavi uygulamaları gerçekleşirken embriyonun rahime tutunmadan önceki aşamaya “blastokist aşaması” adı verilmektedir. Transfer işleminin bu aşamada yapılmasına ise “blastokist transferi” denilmektedir.

Tüp bebek tedavilerinin ilk yıllarında iki gün süreyle gerçekleştirilen embriyo transferi, gebelik oranlarının bu süre içerisinde daha az elde edildiğinin görülmesiyle birlikte üç gün olarak belirlenmiştir. Yine ilk yıllara göre kültür ortamı ve tuz solüsyonları geliştirilmiş ve embriyoların canlı tutulabilme süreleri ile gelişimleri yükseltilmiştir. Günümüzde kaliteli embriyolar seçilebilmekte ve daha sağlıklı doğumlar gerçekleştirilebilmektedir.

Fazla sayıda değil, kaliteli embriyoların seçilebilmesi ve blastokist transferinin, embriyo başına tutunma olasılığını yükseltirken, çoğul gebelik riskini ise azalttığı görülmüştür.

Blastokist aşamasını oluşturan şartlar ise şöyle gelişir: Döllenen yumurta çoğalma ve bölünme yoluna girer. Ardından bu hücreler üzüm salkımına benzer bir şekilde kümelenirler. Morula aşamasına giren hücrelerin arasında toplanan sıvı daha sonra hücrelerin ortasında toplanır. Bu sırada oluşan boşluğun etrafına hücrelerin sıralanmasıyla birlikte blastokist aşaması gerçekleşir. Blastokist transferi de bu aşamada uygulanmaktadır.

Blastokist transferinde başarıyı artırmak amacıyla ikinci ve üçüncü gün embriyolarındaki kalite ile gelişim unsurları göz önünde tutularak en iyi kalitedeki blastokist transferi yapılır.

Blastokistte bulunan dış kabuğun özel yöntemler eşliğinde soyulmasıyla blastokistin rahime tutunmasının kolaylaştırılması amaçlanır ve bu sayede başarı ihtimali yükseltilebilir. Başarısız deneme yapan hastaların bazılarında bu işlemin olumsuzlukla sonuçlanmasının payı bulunur.

Blastokist Transferi’nin Avantajları

Çoğul gebelik riski düşmektedir.

Embriyo dondurma işlemine blastokist aşamasında olanak tanır.

Kaliteli ve rahime uyumlu embriyoların seçilebilmesini sağlar.

Embriyoyu canlılık bakımından değerlendirebilecek yöntemlere olanak sağlar.

Tekrarlayan başarısız denemeleri olan hastaların tedavisinde daha olumlu sonuçlar doğurabilir.

Embriyo gelişiminin gözlenmesinde kolaylık sağlar.